Ali Cevat Ünsal İle Oyunlaştırma Röportajı

1) Merhaba, sizi tanıyabilir miyiz?

Oyun tabanlı eğitim ve oyunlaştırma konusunda uzmanlığımın yanı sıra karakter analizi konusunda da kendimi geliştiriyorum. Ayrıca bu konularda çeşitli konferans ve üniversitelerde seminerler veriyorum. İş dünyasından, yeni mezun ve öğrencilerden oluşan, mentorluk yaptığım gruplarım mevcut.

İnsan kaynakları ve eğitim alanlarında 4 yıldır yazdığım bir bloğum bulunuyor. Blogumla birlikte Türkiye İnsan Yönetimi Derneğinin (PERYÖN) İk Blog yarışmasında 2 sene finalist olarak ödül kazandım.

Şu anda hem yenibiroyun.co isimli girişimimle Eğitim ve Oyunlaştırma
çözümleri sunuyorum, hem de birçok şirketi bünyesinde bulunduran
bir grubun dijital pazarlama ajansı kısmında yöneticilik yapıyorum.

2) Iş hayatına ne zaman ve nasıl başladınız?

Okul aralarında çıraklık yaptığım günleri saymazsak yaklaşık 15 yıllık bir iş deneyimim bulunuyor. Teknoloji, gıda, bankacılık, bilişim ve eğitim sektörlerinde bulundum. Bu deneyimlerin arasında muhasebecilik de var, satış danışmanlığı da. Şuanda bulunduğum konuma gelmemde bütün deneyimlerimin faydasını gördüm.

3) Oyunlaştırma nedir? Kısaca açıklayabilir misiniz?

Oyunlaştırma çeşitli süreçlere oyunsal mekanikler ekleyerek daha yapılabilir olmasını sağlayan bir sistemdir. Kısacası zor işleri kolaylaştıran, kolay işleri de eğlenceli hale getiren bir düzenlemedir.

4) Oyunlaştırma sizce son zamanlarda neden popüler hale geldi? Geleceğinde bizleri neler bekliyor?

Her ne kadar oyunlaştırma (gamification) kelime olarak 2009 yılında popüler hale gelmeye başlasa da insanlık tarihiyle eş değer bir yaşa sahip. Mesela ilkel insanlar dahi zor koşullarda yaşamayı çeşitli totemler ve diner üreterek oyunlaştırmışlardır. Annelerin çocuklarına yemek yedirebilmek için kaşığı uçak gibi seslendirmesi ve hatta trafikte kesilen cezalar dahi oyunlaştırmanın amatör sürümleridir.

5) Bu konuyla ilgili başarılı olmuş çalışmalardan örnek verebilir misiniz?

Yurt dışında metro çıkışında insanların yürüyen merdiven yerine normal merdiven kullanmalarını yaygınlaştırmak için merdivenlerin basamaklarını piyano şeklinde tasarlayıp her basıldığında bir nota sesi çıkarması sağlandı. Bu sayede yürüyen merdiven yerine insanlar normal merdivende müzik çalarak kullanmışlardı.
Yine bir yolda yavaş araç sürenlere çekiliş kuponu hediye edilmiş ve insanların yavaş gitmeleri için bir motivasyon oluşturulmuş. Sonuçta o yolda hız yapma tarihe gömülmüş. Hatta o yoldan gitmeyenler dahi o yolu kullanıp çekilişe katılmak istemişler.

6) Türkiye’de oyunlaştırma hangi seviyede? Daha yaygın hale getirmek için yapılabilecek çalışmalar sizce nelerdir?

Ülkemizde oyunlaştırma halen dijital mecralardan yapılabilen oyunlar olarak görülmekte ve bu sektörde faaliyet gösteren bazı firmalar bu algıyı körüklemektedir. Mesela benim yaptığım projelerin çoğu dijital olmayan çözümlerden oluşuyor. Ülkemizde her popüler uygulama olduğu gibi oyunlaştırmaya da önyargıyla yaklaşılmış ve geç ısınılmıştır. Şuan dünyada oyunlaştırmanın farklı seviyeleri geliştirilmekteyken, bizler henüz ısınma turlarındayız. Vizyonu geniş olan kurumların bu tip uygulamalardan yararlanma isteği olmasaydı muhtemelen oyunlaştırma yalnızca yabancı içeriklerle okuyabileceğimiz bir kavram olacaktı.

Bizi kırmayıp röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için çok teşekkürler.

Ceylan Ezgi Aydoğdu

Atatürk Üniversitesi Endüstri Mühendisliği.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir