Dünya Çapında Ünlü Düşünürlerin Sözleri

 

 

  • “Çoğu insan zekaya inanır, ben inanmıyorum, bizi birbirimizden ayıran emektir, ben çalışmaya inanıyorum” ‘Prof. Dr. Aziz Sancar

  • İnsan kesin şeylerle yola başlarsa varacağı yer kuşku olacaktır, ama kuşkuyla işe başlamakla yetinirse o zaman kesinliklere ulaşacaktır. Francis Bacon
  • Hayatta en önemli şey, karını sermayeye eklemek degil. Bunu herhangi bir aptal yapabilir. Gerçekten önemli olan şey zarardan yararlanmaktır. Bunun için zeka lazım. Akıllı bir insan ile aptal arasındaki fark bundan ibarettir. William Bolitho
  • İnsanın davranışları üç temelden gelir, bu temellere dayanmaksızın üzerimizde etkili olabilecek bir güç düşünülemez. Bunların birincisi bencillik (kendi iyiliğinden başka bir şey düşünmez ve sınırsızdır). İkincisi kötü ruhluluktur (başkasının kötülüğünü ister gaddarlığa değin varabilir). Üçüncüsü de acımadır. Acıma, başkasının iyiliğini istemektir ve iyilikseverliğe, ruh yüceliğine değin ulaşabilir. İnsan davranışlarının hepsi, bu üç temelden birine ya da aynı zamanda ikisine bağlanabilir. Arthur Schopenhauer
  • Kıymet bilmeyen milletlerde kıymet yetişmez ve kıymet yetiştirmeyen milletlerin kıymeti olmaz. Cemil Meriç
  • İnsan coşkunluk anlarında olabildiğince bencildir. O dakikada kendisinden daha ilginç daha çekici bir konu olabileceğini düşünmez dünyada. Tolstoy
  • Kuşlar gibi uçmayı, balıklar gibi yüzmeyi öğrendik, ancak çok basit bir sanatı unuttuk: Kardeşçe yaşamayı. Martin Luther King
  • “Değişmeyen tek şey, değişimdir! – Heraklitos”
  • “Ürünleri odak gruplarına göre tasarlamak gerçekten zordur. Çoğu zaman insanlar, siz onlara gösterene kadar neye ihtiyaç duyduklarını bilmezler.” Steve Jobs
  • A’yı hayatta başarı olarak tanımlayalım, o zaman A = X + Y + Z’ dir; X çalışmaktır, Y oyundur Z ise çenesini tutmayı bilmektir. Albert Eınsteın
  • Gelecekte başarılı olacak insanlar, geçmişten çalışarak ulaşmalıdır. Arnold Sommerfeld
  • Hata yapın: “Hiç hata yapmamış bir insan yeni bir şey denememiş demektir.” Mahatma Gandhi
  • Albert Einstein’ın eseri sayesinde insanoğlunun ufku sonsuz genişledi ve bununla birlikte uzay hakkındaki görüşlerimiz şimdiye kadar sadece hayal edebildiğimiz derecede bir bütünlüğe ve uyuma kavuştu. – Niels Bohr
  • Plato benim arkadaşım, Aristoteles benim arkadaşım ancak benim en büyük arkadaşım doğruluk. Isaac Newton

 

 

Dediğimi Yap: Yaptığımı Yapma

Carol-Frank

Carol Frank’in Hikayesi

İsim: Carol Frank

Şirket: AVIAN ADVENTURES

SEKTÖR: EVCİL HAYVAN ÜRÜNLERİ

YILLIK CİRO: 2.1 MİLYON DOLAR

Ben yazgımın efendisiyim; ruhumun kaptanıyım” (W.E HENLEY)

Girişimciler başkalarının göremediği küçük ya da büyük fırsatları tanımlar. İyi girişimciler, o yaratıcılığı uygulama becerisinde sahiptirler; kaynakların etkili bir şekilde tek bir amaca kanalize edebilirler.

 

“Size büyük fırsatları sunulacağı bir zaman gelecektir ve o zaman geldiğinde, onlardan yararlanabilecek pozisyonda olmanız gerekir.”(SAM WALTON, WAL-MART, Inc. Kurucusu)

 

Girişimciler motivasyonludur ve işlerin yapılma şeklini değiştirebilecekleri konusunda sarsılmaz bir inançlar vardır; bunu sağlamak için irade güçlerini ve tutkularını kullanırlar. İşler daha iyi, daha hızlı ve daha ucuz yapmak isterler, risk alırlar.

“Başarılı kişi, başarısız insanların yapmadığı şeyleri yapmayı alışkanlık haline getirir.” (Thomas Edison)

 

İşletmecilikte mastır yapmış eski bir müşavir olan Helen Keler kendisini daima iş tutkunu olarak düşünmüş. Doğal eğilimin insanların içindeki en iyiyi aramak, ona söz verdiklerinde onlara güvenmek ve fazla dik kafalı davranarak tekneyi sarsmamaktı Helen’in amacı.

Helen’nin eğitim öğretim hayatında meraklı araştırmacı olması kendisine çok şey katacağını hedefleri içerisinde değildi.Kurduğu ilk iş mezuniyet projesinin uzantısıydı. Yanında İnsan Kaynakları  sorumlusu olarak çalıştığı şefi yardımıyla; The Animal Kingdom profesyonelce çalışan büyük bir evcil hayvan mağazası hayal ediyordu.

 

“İyimserlik, başarıya götüren inançtır. Umut ve güven olmadan hiçbir şey yapılamaz.” (Helen Keller)

Planı, The Animal Kingdom’ın o dönemde bölgesel bir zincir haline gelmesini öngörüydü. Asla tek bir mağazanın ötesine geçmeyi  başarmasa da kendisine iki lezzet tattırmıştı:

  1. Cennetten gelen bir nimet gibi kendi işine sahip olmanı rahatlığı  ve güveni.
  2. Perakende seviyesinde elemanlarla uğraşmayı gerektiren girişimcilik zihni.

İlk yılda 800,000 dolar ciro yaptı.

Carol’ın İlk Dersi:

Çin atasözüne göre “ Sanatını bir gün ihmal edersen seni iki gün ihmal eder.”

Dikkatiniz paranızdan ayırmayın çünkü kimse işiniz için sizin gibi önemsemyecektir. Ayrıca, güçlerinizi ve zayıflıklarınız yani SWOT Analizi önemli olduğunu anlayan Carol kişiliğiniz işine uygun mu? Soruları kendinize sorun.!

2.DERSİ:

Potansiyel bir satıcıyla iligili detaylı araştırma yapmadan, vaatlere hemen güvenmeyin; hatta eski tanıdıklarınız söyleseler bile.Her başarılı girişimcinin temel inancı  şu olmalıdır:” Eğer işini rakibinden daha iyi yada farklı yapamıyorsan, zamanını boşa harcıyosun demektir.”

3.DERS:

Özellikle şirketlerin başlangıç aşamlarında olmaları , yeni bir iş girişimini yönetmek son derece yorucu olabilir ve derneklerde liderlik rolleri almak ürkütücü gelebilir. Bunu aldırmayın. Ne kadar çok insan tanırsanız işinşz o kadar büyür.

4.DERS:

Kaç tane evlilik yıldönümüne katılsanız da bir sözleşme olmadan hakkınız arayamazsınız.

5.DERS:

 Malzeme sağlayıcılarınız ve müşterilerinizle bütün yazışmalarınız bütün belgeleri saklayın. Sigorta poliçenizin neleri kapsadığını  çok dikkat edin ve şüpheniz olduğunda mutlaka sorun.

 

6.DERS:

Asla aşırı kontrol yapamazsınız. Gereğinden fazla titiz olmak diye bir şey yoktur.

“Sadece cesaret edebilenler gerçekten yaşar.” (Ruh Freedman)

Steve Jobs’un son sözleri

  

O girişimci olmak isteyenlerin efsanesi ve sembolüydü.O bir başarı öyküsüydü. 56 yaşındayken pankreas kanserine yakalanarak hayatını kaybeden Apple’ın kurucusu Steve Jobs’un son sözlerini sizinle paylaşmak istiyorum.Hayatta gerçekleştirmek istediğimiz bazı şeylerin aslında vazgeçtiğimiz şeylerden daha önemli olmadığını 56 yıllık tecrübeyle anlatan Steve Jobs’un bu sözleri; benim hayatımda ciddi değişimler yaşattı.

İşte ölümü hissettiği zamanlarındaki o son sözler;  

“İş dünyasında başarının  zirvesine ulaştım. Diğer insanların gözünde, benim hayatım tam bir başarı örneği. Ancak, çalışmanın yanında mutluluğu çok az yaşadım. Sonuç olarak, zenginlik ve varlık hayatın alıştığım bir yönü oldu. Şu anda bir hasta yatağında tüm hayatımı gözden geçirirken, kıvanç duyduğum tüm zenginlik ve tanınmanın ölümün karşısında solduğunu ve anlamsızlaştığını anlıyorum. Karanlıkta bana hayat desteği veren cihazların yeşil ışıklarına bakarken onların çalışma uğultularını dinliyorum. Ölümün nefesinin giderek yaklaştığını hissediyorum… Şimdi şunu biliyorum; yeteri kadarını elde ettikten sonra zenginlikle ilgisi olmayan konuların peşinden gitmemiz gerek .

Daha önemli olan şeylerin: Belki dostluklar, belki sanat, belki de gençlik yıllarında kurduğumuz hayaller…

Tanrı hepimize zenginliğin oluşturduğu illüzyonu değil, herkesin kalbindeki sevgiyi hissedebilmemiz için duygular verdi. Kazandığım zenginliği ve varlığı birlikte götüremiyorum. Birlikte götürebildiğim tek şey sevginin oluşturduğu hatıralarım. Sizinle birlikte olan, size güç veren ve size yola devam etmeniz için ışık veren gerçek zenginlik işte bu sevgi dolu hatıralar. Ailenizin, eşinizin ve dostlarınızın sevgilerine değer verin. Kendinize iyi bakın. Diğer insanlara şefkat gösterin.

3D PRINTER TEKNOLOJİSİNE GENEL BAKIŞ VE MERAK EDİLENLER

3D Printerlar bilgisayar üzerinde tasarlanmış veya 3 boyutlu olarak taranmış modelleri, bir çok farklı malzeme kullanarak çok hızlı ve ekstra bir kalıp ya da fikstüre ihtiyaç duymadan üreten cihazlardır.
FDM (Fused deposition modeling) teknolojisi ile çalışan 3D Yazıcılar genellikle ABS ve PLA gibi termoplastik polimer malzemeler kullanmaktadır. Filaman formundaki malzeme yüksek sıcaklığa sahip bir nozül yardımı ile eritilerek katmanlar halinde inşa edilir.
3D Yazıcılar ile üretim yapabilmek için öncelikle bir 3 boyutlu modele ihtiyaç vardır. Bu alanda kullanılabilecek yazılımlardan bazıları, AutoCAD, SolidWorks, Google Sketchup, Rhino3D. Bu yazılımlar ile tasarlanan modeller STL dosyası olarak export edilerek 3D yazıcılar ile üretilebilmektedir.

3 Boyutlu Üretim Nedir ?
3 boyutlu üretim, masaüstü imalat yada ingilizce “additive manufacturing” katkısal üretim olarak da bilinen bir üretim yöntemidir. Hızlı prototipleme olarak bilinen bu teknolojide 3 boyutlu bilgisayar tasarımı gerçek bir objeye dönüştürülür. 3 boyutlu sayısal model STL formatına dönüştürülür ve 3D yazıcıya gönderilir. 3D yazıcı katman katman inşa ederek gerçek objeyi oluşturur.

3D Yazıcı Teknolojileri Nelerdir?
3D Yazıcılar bir çok farklı teknoloji kullanabilmektedirler. Teknolojiler arasındaki farklılıklar genellikle katmanların nasıl oluşturulduğu ile alakalıdır. 3D yazıcıların kullandığı bazı teknojileri sıralamak gerekirse, Seçici Lazer Sinterleme – SLS (Selective Laser Sintering), FDM (Fused Deposition Modelin), Stereolithograhpy en çok kullanılan 3D yazıcı teknolojileri arsındadır.

3D Yazıcı ile Neler Yapılabilir ?
3 Boyutlu olarak modelleyebildiğimiz  herşeyi plastik, seramik, metal ve hatta çikolatadan bile üretebiliriz. Kompleks modeller için daha yüksek çözünürlüğe sahip profesyonel cihazlar gerekmektedir.

3D PRINTER NASIL ÇALIŞIR?

1- Modelleme: Üretilecek olan ürünün 3 boyutlu tasarım programları (CAD) ya da 3 boyutlu tarama sistemleri ile bilgisayar datası oluşturulur. Oluşturulan model genellikle STL dosya formatına çevrilerek 3D baskı sürecine geçilir.
2- 3D Baskı: 3D baskı işleminde obje katmanlar halinde üst üste serilerek oluşturulur. Günümüz teknolojisinde bu katmanlar plastik eritme, laset sinterleme, stereolitografi gibi farklı yöntemler ile gerçekleştirilebilmektedir. Makinenin bu katmanlar sırasındaki takım yolunu takip etmesi için STL dosyası hazırlanmış model dilimleme yazılımı ile katmanlara ayrılır.
3-Yüzey İyileştirme: 3D printer ile gerçekleştirilen objeler geleneksel teknolojiler ile karşılaştırıldığında boyutsal açıdan daha hatalı olabilmektedir. Bu nedenle kritik objelerde son bir yüzey temizleme, iyileştirme ve son ölçüye getirme işlemi uygulanabilmektedir.

Türkiye’de ilk kez Tekno marketlerde satışa çıkan 3D Printer modeli.

Ali Cevat Ünsal İle Oyunlaştırma Röportajı

1) Merhaba, sizi tanıyabilir miyiz?

Oyun tabanlı eğitim ve oyunlaştırma konusunda uzmanlığımın yanı sıra karakter analizi konusunda da kendimi geliştiriyorum. Ayrıca bu konularda çeşitli konferans ve üniversitelerde seminerler veriyorum. İş dünyasından, yeni mezun ve öğrencilerden oluşan, mentorluk yaptığım gruplarım mevcut.

İnsan kaynakları ve eğitim alanlarında 4 yıldır yazdığım bir bloğum bulunuyor. Blogumla birlikte Türkiye İnsan Yönetimi Derneğinin (PERYÖN) İk Blog yarışmasında 2 sene finalist olarak ödül kazandım.

Şu anda hem yenibiroyun.co isimli girişimimle Eğitim ve Oyunlaştırma
çözümleri sunuyorum, hem de birçok şirketi bünyesinde bulunduran
bir grubun dijital pazarlama ajansı kısmında yöneticilik yapıyorum.

2) Iş hayatına ne zaman ve nasıl başladınız?

Okul aralarında çıraklık yaptığım günleri saymazsak yaklaşık 15 yıllık bir iş deneyimim bulunuyor. Teknoloji, gıda, bankacılık, bilişim ve eğitim sektörlerinde bulundum. Bu deneyimlerin arasında muhasebecilik de var, satış danışmanlığı da. Şuanda bulunduğum konuma gelmemde bütün deneyimlerimin faydasını gördüm.

3) Oyunlaştırma nedir? Kısaca açıklayabilir misiniz?

Oyunlaştırma çeşitli süreçlere oyunsal mekanikler ekleyerek daha yapılabilir olmasını sağlayan bir sistemdir. Kısacası zor işleri kolaylaştıran, kolay işleri de eğlenceli hale getiren bir düzenlemedir.

4) Oyunlaştırma sizce son zamanlarda neden popüler hale geldi? Geleceğinde bizleri neler bekliyor?

Her ne kadar oyunlaştırma (gamification) kelime olarak 2009 yılında popüler hale gelmeye başlasa da insanlık tarihiyle eş değer bir yaşa sahip. Mesela ilkel insanlar dahi zor koşullarda yaşamayı çeşitli totemler ve diner üreterek oyunlaştırmışlardır. Annelerin çocuklarına yemek yedirebilmek için kaşığı uçak gibi seslendirmesi ve hatta trafikte kesilen cezalar dahi oyunlaştırmanın amatör sürümleridir.

5) Bu konuyla ilgili başarılı olmuş çalışmalardan örnek verebilir misiniz?

Yurt dışında metro çıkışında insanların yürüyen merdiven yerine normal merdiven kullanmalarını yaygınlaştırmak için merdivenlerin basamaklarını piyano şeklinde tasarlayıp her basıldığında bir nota sesi çıkarması sağlandı. Bu sayede yürüyen merdiven yerine insanlar normal merdivende müzik çalarak kullanmışlardı.
Yine bir yolda yavaş araç sürenlere çekiliş kuponu hediye edilmiş ve insanların yavaş gitmeleri için bir motivasyon oluşturulmuş. Sonuçta o yolda hız yapma tarihe gömülmüş. Hatta o yoldan gitmeyenler dahi o yolu kullanıp çekilişe katılmak istemişler.

6) Türkiye’de oyunlaştırma hangi seviyede? Daha yaygın hale getirmek için yapılabilecek çalışmalar sizce nelerdir?

Ülkemizde oyunlaştırma halen dijital mecralardan yapılabilen oyunlar olarak görülmekte ve bu sektörde faaliyet gösteren bazı firmalar bu algıyı körüklemektedir. Mesela benim yaptığım projelerin çoğu dijital olmayan çözümlerden oluşuyor. Ülkemizde her popüler uygulama olduğu gibi oyunlaştırmaya da önyargıyla yaklaşılmış ve geç ısınılmıştır. Şuan dünyada oyunlaştırmanın farklı seviyeleri geliştirilmekteyken, bizler henüz ısınma turlarındayız. Vizyonu geniş olan kurumların bu tip uygulamalardan yararlanma isteği olmasaydı muhtemelen oyunlaştırma yalnızca yabancı içeriklerle okuyabileceğimiz bir kavram olacaktı.

Bizi kırmayıp röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için çok teşekkürler.

Neden Pazarlama 3.0?

Pazarlama sözcüğü Türkiye’de ilk olarak, İktisat Fakültesi İşletme İktisadı Doçenti olan Dr. Mehmet Oluç’un 1957 yılında, “Pazarlama Prensipleri ve Türkiye’de Tatbikatı” başlıklı bir kitap yazması üzerine dilimize girer. Sözcük çok tartılır ama marketing karşıtı olan bir kavram olarak kabul görür. (Neyzi, 1990: 4)

Pazarlama, müşteri ilişkilerinin işletme amaçlarına ulaşılmasını sağlayacak biçimde yönetilmesidir. En kısa tanımlarından biri “ihtiyaçları karlı şekilde karşılamak” tır.  Bu tanımdan yararlanarak pazarlamanın iki amacı olduğunu söyleyebiliriz:

1.İhtiyaç ve isteklerini karşılayacak değeri vaat ederek yeni müşteriler kazanmak

2.Müşteri memnuniyetini sağlayarak, mevcut müşterileri tutmak ve işletme için daha değerli müşteriler haline getirmek

İhtiyaç, istek, talep, ürün, değer, değişim ve ilişki kavramları pazarlama ile ilgili temel kavramlardandır. İhtiyaç; insanların temel doygunluktan yoksun olduğunu hissetme durumu, istek ise ihtiyaç doyuracak özellikleri olan mal-hizmet ya da düşüncelere karşı koyulan eğilimdir.

Pazarlama ürünün fabrika çıkışından nasıl satılacağına kadar olan süreci yönetmektir. EBay, insanların en çok istedikleri ögelerin bazılarını bulamadığını fark ettiğinde bir çevrim içi açık artırma bilgi bankası kurdu. IKEA, insanların önemli ölçüde düşük fiyatlarla iyi mobilyalar istediklerini fark ettiğinde, mobilya imal etti. Bu iki firma pazarlamaya özveri gösterdi ve özel veya toplumsal ihtiyacı karlı bir iş fırsatı haline getirdi.

Pazarlama yıllar içinde üç aşamadan geçmiştir. Pazarlama 1.0’da ürünler oldukça basit ve kitlesel bir pazara satılmak üzere tasarlanıyordu. Buradaki hedefin standartlaştırma ve kitlesel üretim olduğu söylenebilir. Henry Ford’un Model T(1908-27) otomobilindeki “Her müşteri istediği renkte arabaya sahip olabilir, siyah olduğu sürece” stratejisiyle dünyada en çok satan otomobil olarak 3. Sıraya (16,5 milyon satış) yerleşmiş olabilir ancak bu “ne üretirsem onu satarım ” düşüncesini geride bırakacak değişimler oluşmuştur. Pazarlama 2.0’da müşteri bilgi bakımından donanım sahibi, ürünleri muadilleriyle kıyaslayabilme özelliğinde ve ürünün değerini belirleyebilme yeteneğindedir. Odak noktası sıkı promosyon ve satış faaliyetleri, müşteri taleplerini dikkate alma, çok hızlı satış devri ile sağlanan karlılıktır. Ancak zaman zaman yanıltıcı reklam kampanyalarına başvurulabilmektedir. “Müşteri kraldır.” sözü geçerlidir ve “Tüketiciyi tatmin ederek kar sağlama” anlayışında müşteriler ürünlerin sunduğu bir çok özellik arasından ve çok sayıda alternatif içinden seçim yapabilmektedir. Bu anlayış müşterileri tatmin etse de sosyal sorumluluğu ihmal ettiği ve toplumsal sorunlara kayıtsız kaldığı gerekçesiyle eleştirilmiştir.

Pazarlama 3.0’ın ya da değere dayalı pazarlama çağı tüketici ve tüketici tatminini ortaya çıkartan bir yönetim felsefesidir. İnsanları sadece tüketici olarak görmeyip, onlara aklı kalbi ve ruhu olan “insanlar” olarak yaklaşmaktadır. Şirketler, müşterilerin Heinz ketçap şişelerinin ön etiketlerindeki kişiselleştirilmiş mesajlar gibi müşterilerin ürünlerini özelleştirmelerine olanak tanıyor.

Pazarlama faaliyeti mamulün üretiminden önce başlanarak; pazarlanacak mal ve hizmetlerin bugün ve gelecekteki tüketicilerinin ihtiyaç ve isteklerini belirlemeye çalışmaktadır. Seçtikleri ürün ve hizmetlerde sadece işlevsel ya da duygusal tatmin değil insan ruhunun tatmini de aranmaktadır.

Pazarlama 3.0’daki tüketici tatmininin pazarlama 2.0’a göre farkı şirketlerin toplumsal sorunlara çözümler sunmak istemesiyle daha büyük misyon ve vizyonlar ile uzun dönemde karlılık beklentisi olarak ifade edebiliriz. Turkcell’in Kardelenler projesiyle 28.000 kız çocuğa ulaşarak 13 yılda Turkcell’den bağımsız bir marka halini alması eğitimde fırsat eşitliği sağlama amacına ulaşmasını desteklemiştir.

İş dünyasını pazarlama 3.0’a yönelten üç büyük kuvvet katılım çağı, küreselleşme paradoksu çağı ve yaratıcı toplum çağıdır. İlk seviyede sanayi devrimi, ikinci seviyede enformasyon teknolojisi ve internet hayat bulmuştur. Bireylerin ve toplumların bağlantılılığını ve karşılıklı etkileşimde olduğunu sağlamakta olan yeni dalga teknolojiyle katılım çağında haberleri, fikirleri, eğlenceyi insanlar yaratır ve tüketir. Yeni dalga teknoloji insanların, tüketiciden üretici-tüketiciye dönüşmesine imkan sağlar. Düşük maliyetli ve tarafsız olduğundan sosyal medya, pazarlama iletişiminin geleceğidir. IBM, Hewlett-Packard ve Microsoft’ta çalışan araştırmacılar profilleri çıkarmak, çalışanları ve tüketicileri için daha iyi iletişim sistemini kurmak amacıyla sosyal medya verilerini kullanmaktadırlar.

Pazarlama 3.0’ı teknoloji haricinde küreselleşme de etkiler. Küreselleşmenin farkı karşı dengeleri uyaran bir kuvvet olmasıdır. Doğru denge arayışında paradokslar yaratabilir. Örneğin dünyaya demokrasi hakim olurken, demokratik olmayan Çin’in dünyanın fabrikası haline gelmesi gibi.

Ülkemizdeki sosyal pazarlamaya yönelik bazı projeler;

Eti Çoçuk Tiyatrosu Projesi

Doğan Gazetecilik Baba Beni Okula Gönder Projesi

Opet Temiz Tuvalet Projesi

Boyner İyiliğe Dönüştür Projesi

Visa Paramı Yönetebiliyorum Projesi

 

Kaynaklar:

Marketing Management, Kotler Keller

Pazarlama 3.0, Philip Kotler

Sosyal Pazarlama Kavramının Analizi, Araş. Gör. Sergim KURTOĞLU

 

Müşteri Oltadaki Balık Değildir

Bir firmadaki en önemli başarı kriteri bir müşteriye sahip olmaktır. Bir girişimci yeni firma kurarken potansiyel müşteriyi baz alarak kurar. Bu firma faaliyete geçtiğinde müşteri de potansiyel olmaktan sıyrılır gerçek müşteri haline dönüşür. Rekabet ortamında gün geçtikçe adından söz ettiren bu firmanın artık sabit müşterileri olacaktır. Peki müşteride sabit durma fikrini oluşturan etken nedir?

Buradaki faktör satıcı firmanın müşterisine ‘bir bebek gibi ilgilenme’ formulüdür. Bir müşteri sizi tercih ettiğinde onu dikkatlice dinleyin, isteklerine olabildiğince zamanında cevap verin,  sizden ne istiyorsa yapın ve bence en önemlisi de sizden isteme becerisini sağlayın.

Pazarlamada çok bilinen bir gerçek vardır ki; Yeni bir müşteri elde etmenin var olan bir müşteriden en az beş kat daha maliyetli olduğudur.(Weinstein,2002) İşletmelerin elbette yeni müşterilere ihtiyacı olacaktır ancak var olan müşteriyi elinde tutarak!

Philip Kotler müşteri elde tutmanın anahtarının, müşteri tatmini olduğunu ifade etmektedir. Kotler tatmin olmuş müşterilerin;

Uzun süre sadık kalacağını,

Organizasyon hakkında olumlu konuşacağını,

Rekabete daha az dikkat edeceğini,

Organizasyona hizmet fikirleri sunacağını,

Ve hizmet etmede yeni müşterilerden daha az maliyetli olacağını ifade etmektedir.

Tabi ki bu durumda firmanın da müşterilerine sağlaması gereken birkaç püf nokta bulunuyor;

  • Müşterilerinizi iyi araştırmak,
  • İlk 100’e giren müşterilere özel teklifler sunmak ve teşekkür mektubu göndermek
  • Her fırsatta ürün ve hizmetlerinizi önerip onlara satış yapmaktan çekinmemelisiniz.

Ürünleriniz istediğiniz kadar pahalı ve yüksek miktarda olabilir eğer ki ürünlerinize o müşterilerin ihtiyacı varsa sizi dikkate alacaktır. Yeni çıkan ürün katoloğunuzu, dönemlik kampanyalarınızı ya da güncellenmiş fiyat listenizi müşterinizle paylaşmanız o ürüne ihtiyacının farkında olmayan bir müşteri için fikir kaynağıdır aynı zamanda rekabetten sıyrılarak avantajlı olan firma konumuna erişirsiniz.

Daha önce çalışmakta olduğum bir dış ticaret sektöründeki bir firmanın yurt dışındaki müşterisine talepleri doğrultusunda ürünleri gönderilmişti. Gönderilen bu ürünlerin bir kısmı cam ürünlerdi. Müşterimiz siparişlerini teslim aldığında istediği araç camlarının pek çok farklı bölümünden kırıklar olduğunu söyleyerek geri bildirimde bulundu. Ürünler korunaklı bir şekilde paketlenmiş ve muhafazalı halde sevkiyata gönderilmişti(!) Sorun muhtemelen transfer firmasının taşıma  esnasındaki bir hatanın sonucu olabilirdi fakat kullanılamayacak haldeki ürünün nedeni müşterinizi ilgilendirmez hatta bu sizin modunuzu düşürecek bir durumdur. Müşteriniz teslimata kadar sizin yaşadığınız bu tür sorunlarla ilgilenmez; hammaddenizin fiyat değişimi, tedarikçi ağınızın daralması, kaliteli çalışanlarınızın tatile çıkması/işten ayrılması sebebiyle termin süresinin gecikmesi onun için önemli değildir. Müşterinizin beklentisi zamanında teslimatla beraber talep ettiği ürünün gerçekliğine yani sağlamlığına, özelliklerine istediği fonksiyonların çalışabilirliğine kendisine sunulan değere bakar. Sonuç olarak müşteriye kırılan ürünlerle birlikte aynı iki ürün daha hediye olarak gönderildi ve yeni siparişlerini alınmaya devam edildi.

Ürün yada hizmetiniz her ne olursa olsun; ister bir yazılım paketi ya da yeni tasarladığınız bir makine müşterinizi kaybetmenin maliyeti ona göndereceğiniz birkaç ürün maliyetinden daha fazladır.

Saygılarımla..